Anasayfa » Dejeneratif Skolyoz

Dejeneratif Skolyoz

Dejeneratif skolyoz, omurganın yaşlanma sürecinde meydana gelen bozulmalar sonucu ortaya çıkan bir eğrilik türüdür. Omurgadaki disklerin, faset eklemlerinin ve diğer yapıların zamanla dejenerasyona uğramasıyla ilişkilidir. Genellikle 50 yaş ve üzerindeki bireylerde görülmektedir ve yaşa bağlı olarak ilerleyen dejeneratif değişikliklerle karakterize. Dejeneratif skolyoz, omurganın normal yapısının bozulmasına ve eğriliklerin gelişmesine neden olur, bu da sırt ve bel bölgesinde ağrı ve fonksiyon kaybına yol açabilmektedir.

İçindekiler :

  1. Dejeneratif Skolyoz Nedir?
  2. Dejeneratif Skolyozun Nedenleri?
  3. Dejeneratif Skolyozun Belirtileri Nelerdir?
  4. Dejeneratif Skolyozun Tedavileri Nelerdir?

Dejeneratif Skolyoz Nedir?

Dejeneratif skolyoz, omurganın eğriliğinin zamanla kötüleştiği bir durumdur. Skolyoz, omurganın yan yana olan kemiklerinden biri veya birkaçı normalden fazla eğri olduğunda ortaya çıkar. Dejeneratif skolyoz, yaşlanma sürecinde omurga üzerindeki etkilerin bir sonucu olarak gelişir. Bu durum, omurganın diskleri arasında bozulma, kemiklerde deformasyon veya omurga üzerindeki kasların zayıflaması gibi nedenlerle olabilmektedir. Dejeneratif skolyoz genellikle yaşlanma sürecinin bir parçası olarak ortaya çıkar ve genellikle bel ağrısı, omurga esnekliğinde azalma ve duruş bozuklukları gibi semptomlarla kendini gösterir. Tedavi seçenekleri genellikle semptomları hafifletmeyi ve omurgadaki deformasyonu kontrol altında tutmayı amaçlar ve bu fizik tedavi, ilaçlar, omurga egzersizleri ve bazı durumlarda cerrahiyi içerebilmektedir.

Dejeneratif Skolyozun Nedenleri ?

Bahsi geçen dejeneratif skolyozun başlıca nedenleri şunlardır:

  1. Disk Dejenerasyonu:
    • Omurgadaki intervertebral diskler zamanla su ve protein içeriğini kaybeder, bu da disklerin incelmesine ve elastikiyetinin azalmasına yol açar. Diskler, omurlar arasında şok emici olarak görev yapar ve dejenerasyonları omurganın stabilitesini bozarak eğriliklere neden olabilmektedir.
  2. Faset Eklem Dejenerasyonu:
    • Omurlar arasındaki küçük eklemler olan faset eklemleri, yaşlanma sürecinde aşınarak dejenerasyona uğrar. Bu durum, omurganın hareketliliğini ve stabilitesini olumsuz etkiler. Faset eklemlerinin dejenerasyonu, omurların anormal hareket etmesine ve omurga eğriliklerinin gelişmesine yol açabilmektedir.
  3. Osteoporoz:
    • Kemik yoğunluğunun azalması, omurganın zayıflamasına ve deformasyonlara daha yatkın hale gelmesine neden olur. Osteoporoz, omurga kemiklerinin kırılgan hale gelmesine ve kolayca şekil bozukluklarına uğramasına yol açabilmektedir.
  4. Genetik Faktörler:
    • Ailede dejeneratif skolyoz öyküsü bulunan bireylerde bu duruma yakalanma riski daha yüksek olabilmektedir. Genetik faktörler, omurganın yapısal özelliklerini ve dejeneratif değişikliklere yatkınlığını etkileyebilmektedir.
  5. Travma ve Yüklenme:
    • Omurgaya tekrarlayan travmalar veya aşırı yüklenme, dejeneratif değişikliklerin hızlanmasına katkıda bulunabilmektedir. Ağır kaldırma, kötü duruş ve ergonomik olmayan çalışma koşulları gibi faktörler omurgaya ekstra stres yükler.
  6. Sedanter Yaşam Tarzı:
    • Fiziksel aktivitenin az olması, kasların zayıflamasına ve omurganın desteklenmesinin azalmasına yol açabilmektedir. Zayıf kaslar, omurganın daha hızlı dejenerasyonuna katkıda bulunabilmektedir.

Dejeneratif Skolyoz Belirtileri Nelerdir?

Bahsi geçen dejeneratif skolyozun belirtileri arasında şunlar bulunmaktadır:
  • Bel ağrısı: Omurga eğrildikçe, bel bölgesinde ağrı oluşabilmektedir. Bu ağrı, gün boyunca artabilmektedir ve uzun süre oturma veya ayakta durma gibi aktivitelerle kötüleşebilmektedir.
  • Duruş bozuklukları: Dejeneratif skolyoz, omurga eğrildiğinde kişinin duruşunu etkileyebilmektedir. Omurga eğrildikçe, omuzlar eşit olamayabilmektedir veya bir taraf diğerine göre daha yüksek olabilmektedir.
  • Omurga esnekliğinde azalma: Skolyoz ilerledikçe, omurga esnekliğinde azalma gözlemlenebilmektedir. Bu da kişinin hareketlerini kısıtlayabilmekte ve günlük aktiviteleri yaparken zorluk çekmesine neden olabilmektedir.
  • Yorgunluk: Dejeneratif skolyoz, omurgadaki deformasyon ve ağrı nedeniyle kişinin günlük aktivitelerini yaparken daha fazla yorgun hissetmesine yol açabilmektedir.
  • Bacak ve ayakta uyuşma veya zayıflık: Omurganın eğrimesi, sinirlerin sıkışmasına veya baskı altına alınmasına neden olabilmektedir. Bu da bacak ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma veya zayıflık gibi semptomlara yol açabilmektedir.
  • Solunum veya sindirim sorunları: Nadir durumlarda, omurga eğriliği solunum veya sindirim organları üzerinde baskı yapabilir, bu da nefes alma veya sindirim sorunlarına neden olabilmektedir.
  • Bu belirtiler her bireyde farklılık gösterebilir ve skolyozun şiddetine ve omurganın ne kadar etkilendiğine bağlı olarak değişebilmektedir. Bir kişi bu belirtilerden bir veya birkaçını yaşıyorsa, bir sağlık uzmanına danışması önemlidir.

Dejeneratif Skolyoz Tedavileri Nelerdir?

Dejeneratif skolyozun tedavisi, hastanın semptomlarının şiddetine, genel sağlık durumuna ve omurga eğriliğinin derecesine bağlı olarak değişir. Tedavi seçenekleri genellikle konservatif ve cerrahi yöntemler olarak iki ana gruba ayrılırmaktadır.

  1. Fizik Tedavi:
    • Egzersiz Programları: Omurgayı destekleyen kasları güçlendirmek ve esnekliği artırmak için özel egzersiz programları uygulanır. Bu egzersizler, omurganın stabilitesini artırarak ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilmektedir.
    • Duruş ve Ergonomi Eğitimi: Hastalara doğru duruş teknikleri ve ergonomik çalışma koşulları hakkında eğitim verilmektedir. Bu, omurga üzerindeki stresi azaltabilmektedir.
  2. Ağrı Yönetimi:
    • Ağrı Kesiciler ve Anti-Inflamatuar İlaçlar: Nonsteroidal anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) ve analjezikler ağrıyı hafifletmek için kullanılabilmektedir.
    • Epidural Steroid Enjeksiyonları: Belirli sinir köklerinin etrafına enjekte edilen steroidler, inflamasyonu ve ağrıyı azaltabilmektedir.
    • Kas Gevşeticiler: Kas spazmlarını hafifletmek için kullanılabilmektedir.
  3. Korse Kullanımı:
    • Özellikle ağrının şiddetli olduğu durumlarda kısa süreli korse kullanımı omurgayı destekleyebilir ve ağrıyı azaltabilmektedir. Ancak, uzun süreli kullanım kas zayıflığına yol açabileceğinden dikkatli olunmalıdır.
  4. Alternatif Tedavi Yöntemleri:
    • Akupunktur: Bazı hastalar akupunkturdan fayda görebilmektedir.
    • Masaj Terapisi: Kas gerginliğini azaltarak rahatlama sağlayabilmektedir.

Cerrahi Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Konservatif tedavilere yanıt vermeyen veya ciddi deformite ve nörolojik semptomlar gösteren hastalar için cerrahi tedavi seçenekleri düşünülür. Cerrahi tedaviler şunları içerir:

  1. Spinal Füzyon:
    • Omurları stabilize etmek için iki veya daha fazla omurun birleştirilmesi işlemidir. Bu, omurganın eğrilmesini durdurabilir ve ağrıyı azaltabilmektedir. Spinal füzyon, dejeneratif skolyozun cerrahi tedavisinde en yaygın kullanılan yöntemlerden biridir.
  2. Dekompresyon Cerrahisi:
    • Dekompresyon cerrahisi sinir kökü veya omurilik üzerindeki baskıyı azaltabilmek için yapılır. Bu işlem, spinal stenoz (omurilik kanalının daralması) gibi durumlarla birlikte dejeneratif skolyozda kullanılabilmektedir. Dekompresyon cerrahisi, sinir basısını azaltarak nörolojik semptomları hafifletebilmektedir.
  3. Enstrümantasyon ve Stabilizasyon:
    • Metal çubuklar, vidalar ve kancalar kullanılarak omurga stabilize edilmektedir. Bu teknikler, spinal füzyon işlemiyle birlikte uygulanabilir ve omurganın doğru hizalanmasını sağlayabilmektedir.

Diğer Destekleyici Tedaviler ?

  • Yaşam Tarzı Değişiklikleri:
    • Düzenli Egzersiz: Omurgayı destekleyen kasları güçlendirmek için düzenli egzersiz önemlidir.
    • Sağlıklı Beslenme: Kemik sağlığını desteklemek için kalsiyum ve D vitamini açısından zengin bir diyet benimsenmelidir.
    • Sigara İçmemek: Sigara içmek kemik sağlığını olumsuz etkiler ve iyileşme sürecini yavaşlatır.
  • Psikolojik Destek:
    • Kronik ağrı ve hareket kısıtlılığı psikolojik stres yaratabilmektedir. Psikolojik destek ve danışmanlık hizmetleri, hastaların bu süreçle başa çıkmalarına yardımcı olabilmektedir.

Sonuç:

Dejeneratif skolyoz tedavisi, hastanın özel durumuna ve semptomlarına göre bireyselleştirilir. Erken teşhis ve uygun tedavi yöntemleri ile semptomlar yönetilebilir ve hastaların yaşam kalitesi artırılabilir. Hem konservatif hem de cerrahi tedavi seçenekleri, hastaların omurga sağlığını korumak ve ağrıyı azaltmak için etkili olabilir.Bu nedenle, semptomları olan kişilerin bir sağlık uzmanına danışarak uygun tedaviyi alması önemlidir.

Scroll to Top